45,3726$% 0.03
53,4936€% -0.08
61,9639£% 0.05
6.888,48%0,20
4.722,88%0,18
15.133,54%0,47
02:00
İstanbul’da CHP 38. Olağan İl Kongresi sonrası yaşanan olaylar, parti içi yönetimden yargı kararlarına uzanan geniş bir tartışmayı gündeme taşıdı. Kayyum atamaları ve buna ilişkin farklı aktörlerin çıkarımlarını, Baroların açıklamalarıyla birlikte ortaya seren süreç, demokrasinin işleyişine dair önemli soruları yeniden hatırlattı.
8 Ekim 2023 tarihinde Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan CHP İstanbul İl Kongresinde Özgür Çelik, il başkanlığına seçildi. Ancak bu sonuç, kısa süre sonra İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati tedbir kararıyla karşılaştı. Karar uyarınca mevcut il yönetimi görevden alındı ve İstanbul İl Başkanlığı’na geçici bir yönetim kurulu atandı. Seçim sonucuna itirazlar ve kararlar, siyasi aktörler ile hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Bu gelişmenin siyasetin hukuk üzerindeki etkisi, farklı yorumlara yol açtı. Özellikle kararın kayyum uygulaması olarak görüldüğü iddiaları ve bunun demokrasiye vurduğu darbe vurguları, bazı çevrelerden destek bulurken, diğerlerinde kararı meşruluk tartışmasına yol açtı. Bu bağlamda, CHP’nin kent yönetimlerini ve parti içi demokrasiyi etkileyen uygulamalara karşı tepkiler yükseldi.
İstanbul Barosu, yapılan kayyum kararını “demokrasiye vurulmuş ağır bir darbe” olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi. Baro, Siyasi Partiler Kanunu gereği parti kongrelerinin ilçe seçim kurulu hakimi gözetiminde yapıldığını ve alınan kararların yalnızca YSK tarafından kaldırılabileceğini belirtti. Ayrıca mahkemelerin kararlarının “yok hükmünde” sayılması gerektiğini vurguladı. Baro, bu tür müdahalelerin siyasal çevrelerde yabancılaşmaya yol açtığını ve toplumun güvenini zedelendiğini ifade etti.
İzmir Barosu da benzer bir tepki göstererek kararın demokratik ilkelere aykırı olduğuna dikkat çekti. İzmir Barosu’nun açıklamasında, mahkemenin ihtiyati tedbir kararlarıyla parti yöneticilerini görevden uzaklaştırmasının ve kayyum atamasının kabul edilebilir olmadığı vurgulandı. Baro, Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesinin gereği olarak, parti kongrelerinin ilçe seçim kurulu gözetiminde yapılmasının ve kararların yalnızca YSK tarafından kaldırılabileceğinin altını çizdi.
Bu gelişmeler, siyasi parti yapıları ile yargı merciileri arasındaki temasın dikkatli yönetilmesi gerektiğini gösterdi. Demokratik süreçlerin sağlıklı işlemesi için kanunlar ve anayasal çerçeve dışına çıkılmaması gerektiği yönündeki uyarılar, gelecekte benzer süreçlerin daha şeffaf ve hesap verebilir bir zeminde ele alınmasına yönelik bir hatırlatma niteliği taşıyor. Baroların ortak yaklaşımı, hukukun üstünlüğü ve demokratik ilkelerinin korunması gerekliliğini bir kez daha hatırlattı.
Kamuoyunun dikkatini çeken bu gelişmeler, demokratik kurumların rolünü ve yargı ile siyaset arasındaki sınırları yeniden gündeme taşıdı. Konunun ilerleyen süreçte nasıl şekilleneceğini izlemek, demokrasinin işleyişi açısından önemli olacak. Gelişmeleri takip etmeyi unutmayın.
AKP’den kongre iptaliyle ilgili açıklama
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42337 kez okundu
2
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42302 kez okundu
3
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42300 kez okundu
4
Üç bayanın bir erkeği köle üzere kullandığı imajlar toplumsal medyayı karıştırdı
25136 kez okundu
5
Özbek aile aldı kazmayı vurdu! Türkiye’nin birinci 5 yıldızlı oteli yıkılıyor
5098 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.