46,1116$% 0.02
53,1487€% -0.94
61,9322£% -0.79
6.409,16%-3,23
4.329,50%-3,25
13.694,19%-1,28
02:00
2011 yılında patlak veren iç savaş, Suriye’deki rejimin sivil halka karşı uyguladığı baskılarla birlikte Batılı ülkelerin Şam ile olan diplomatik ilişkilerini kesmesine ve enerji sektörüne yönelik kısıtlayıcı politikalar geliştirmesine neden oldu. Bu durum, Suriye’yi İran’a yakıt tedarikinde bağımlı hale getirdi.
Rejim döneminde Suriye’ye günlük yaklaşık 70 bin varil petrol tedarik eden İran, rejimin devrilmesi sonrasında yakıt sevkiyatını durdurdu. Bu durum, Suriye’nin en büyük petrol rafinerisi olan Baniyas’ın faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Günlük 90 bin ila 100 bin varil arasında ham petrol işleyen bu rafinerinin Genel Müdürü İbrahim Musalim, Suriye’nin yeni hükümetinin ülkeye uygulanan yaptırımların kaldırılmasını beklediğini ve bunun, Suriye’nin İran dışı kaynaklardan petrol ithal etmesine olanak tanıyacağını ifade etti.
ABD de Ağustos 2011’de Suriye rejiminin uygulamalarına karşılık, Suriye kökenli petrol ve petrol ürünlerinin ithalatını yasakladı ve ABD vatandaşlarının Suriye petrolü ile ilgili işlemlere katılmalarını engelledi. Rejimin, PKK/YPG’nin bazı bölgelerdeki işgaline izin vermesi sonucunda, terör örgütü bu bölgelerdeki petrol kaynaklarını ele geçirerek Suriye’nin petrol gelirlerinden mahrum kalmasına yol açtı.
ABD yönetimi, Esed rejimine yönelik Sezar yaptırımları olarak bilinen müeyyideleri sürdürürken, PKK/YPG elindeki ham ve işlenmiş petrolün büyük kısmını rejim bölgelerine satmaya devam etti. Bu durum, terör örgütünün yıllık 1,2 milyar doların üzerinde gelir elde etmesine neden oldu. Hesaplamalara göre, PKK/YPG, Suriyelilerin her yıl yaklaşık 2,5 milyar dolarlık petrolünü gasbediyordu.
Araştırma kuruluşu Energy Aspects Jeopolitik Araştırmalar Bölümü Başkanı Richard Bronze, Suriye’nin petrol üretiminin eski haline dönmesi için çözümün Batılı ülkelerin yaptırımlarını hafifletmesinden geçtiğini belirtti. Baniyas petrol rafinerisinin operasyonlarına devam edebilmesi için yeni bir ham petrol kaynağına ihtiyacı olduğunu vurgulayan Bronze, alternatif bir çözüm bulunmadığı sürece yakıt sıkıntısının derinleşeceği uyarısında bulundu.
Bronze, Suriye’nin petrol üretiminin eski seviyelere ulaşmasının uzun zaman alacağını belirterek, “Batı yaptırımlarının hafifletilmesi ve kilit petrol üretim bölgelerinde güvenlik durumunun makul bir seviyede istikrar kazanması” gerektiğini ifade etti. Ancak bu iki koşul sağlansa bile, uluslararası petrol şirketlerinin Suriye’ye geri dönüp yatırım yapmayı ne kadar cazip bulacaklarını değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı.
İtalya’da bulunan Ricerche Industriali ed Energetiche (RIE) enerji jeopolitiği ve piyasaları alanında araştırma görevlisi Francesco Sassi, İran petrolü olmadan Suriye’nin yeni yönetiminin enerji güvenliğini sağlama kapasitesinin sınırlı olduğunu ve alternatif kaynakların bulunması gerektiğini belirtti. Sassi, Türkiye’nin Şam’a destek sağlamak amacıyla müdahaleye çağrılabileceğine dikkat çekerek, “Türkiye, petrol ithal eden bir ülke ancak Baniyas petrol rafinerisine istikrarlı tedarik sağlamak için alternatif anlaşmalara aracılık edebilir.” dedi.
Suriye’nin petrol arz güvenliğini sağlama çabalarının başarısız olması durumunda, ülkenin istikrarsızlaşacağı uyarısını da yaptı. Bu, bölgedeki enerji dinamiklerinin ne denli karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Fed’in Faiz İndirimleri ve Küresel Ekonomik Gelişmeler
1
Altın fiyatları için düzey veren Filiz Eryılmaz: Her geri çekilme, kademeli alım fırsatı olabilir
989 kez okundu
2
Yeni Türk Lirası banknotların zaman aşımı yıl sonunda dolacak
914 kez okundu
3
1 Bakan Pakdemirli: 84 projeye 113 milyon liralık hibe desteği sağlanacak
873 kez okundu
4
2 Meksika son 30 yıldaki en büyük petrol rezervini keşfetti
871 kez okundu
5
3 Türk bilim insanlarının Antarktika seferleri meyvelerini veriyor
800 kez okundu